Şenpazarda Yaşam

ŞENPAZAR MERKEZDE DÜĞÜN

İlçe merkezinde yapılan nişan ve düğün törenleri eski geleneksel yapısından uzaklaşmıştır.Nişan genellikle geniş salonlarda veya uygun havalarda bahçe gibi açıklık alanlarda yapılır.Düğünler ise Belediyeye ait düğün salonnunda yapılmaktadır.Damat ve gelin giysileri de geleneksel özelliklerden uzaklaşmıştır.Büyük kentlerde kullanılan gelin ve damat kıyafetlerinin kullanımı ilçe merkezinde de görülür.

KÖY DÜĞÜNLERİ

A-KIZ İSTEME: Köylerde evlenmeler görücü usulü ile yapılmaktadır.Evlenecek gençler aynı köyden olursa, zaten birbirlerini görmüş durumdadırlar.Eğer başka bir köyden kız istencekse önce kız görülür daha sonra kızın gönlü olup olmadiği oğlan ailesi tarafından araştırılır. Kızın arkadaşlan aracı yapılarak evlenmeye razı olup olmadığı öğrenilir. Köy geleneğinde bu olaya 'ağız arama" adi verilir. Kızdan olumlu cevap alinirsa kiz babasının hatırını kıramayacağı kişilerle ilişki kurulur. Oğlan ailesi bu kişileri yanına alarak kız istemeye gider.
İlk etapta hatır sorma gibi misafir geleneği yerine getirilir. Daha sonra ziyaret sebebi sorularak oğlan tarafının konuya giriş yapması sağlanır. Bu aşamadan sonra geleneklere uygun bir tekerleme ile 'Allahın emri, Peygamberin kavli ile' kız oğlana istenir. Çoğunlukla kız isteneceği önceden bilindigi için kiz ailesi kendi arasinda bir karara varmıştır.Bu karara uygun cevap verilir. Eğer cevap olumlu ise 'Allah nasip ettiyse biz ne diyelim' ibaresi kullanılır. Du durumda söz kesilmiş olur. Aynı köyden olup evlenecek gençler için kesip biçme deyimi daha yaygın kullanılır.Kız isteme faslından sonra nişan tarihi konuşularak bir karara varılır. Söz kesmenin belirtisi olarak şerbet dağıtılarak iş tatlıya bağlanır.

B-NİŞAN DÜZME:Nişandan önce oğlan tarafı kız için gerekli olan giyecekleri ve takıları hazırlar. Toplantı zamanında yemek üzere helva ve şeker alınır. Nişan günü erkek tarafı yakınlan ile beraber kız evinde toplanırlar. Kız evindeki ikramdan sonra kız için hazırlanan hediyeler bırakılır. Bu hediyelere halk arasinda 'Nişan Bohçası' adı verilir. Daha sonra geleneklere uygun olarak kız ve oğlanın yüzükleri takılır. Oğlan tarafının getirdiği takılar da bu arada takılır. Takıdan sonra erkek tarafının getirdiği helvaya oğlan babası para basar, diğer misafırlerde bunu takip eder. Toplanan para kız evinde kalır. Helva kesilir ve kız evinde misafirlere dağıtılır. Genellikle gençler kendi aralarinda eğlenirler.Bu arada yaşlılar arasında düğün tarihi ve düğün hazırlıkları konuşulduktan sonra tören biter.

C-DÜĞÜN HAZIRLIKLARI: Genellikle düğünden önce nikah işlemleri Köy Muhtarlığı tarafindan yürütülür. Kız ve oğlanın sağlık muayeneleri, muhtar ve babaları eşliğinde Sağlık Ocağında yapılır.

Ç-RESMİ NİKAH VE İMAM NİKAHI:Genellikle köylerde yapılan düğünlerde Belediye Nihakı ile İmam Nikahı da yapılır.Düğünden önce yaptırılan resmi nikahlardan sonra düğün günü imam nikahıda yaptırılır.

SAĞADAK (SOĞUDAK): Düğün günü kız tarafı misafirlerinin oluşturduğu topluluğa 'Sağadakçı', bu topluluğun düğün yerine çalgı eşliğinde alınmasına 'sağadak' denir.

DÜRÜ: Gelin için getirilen hediyelerin isim söylenerek bir yerde toplanmasına 'Dürü,Dökme' denir.

KINA: Düğünden bir gün önce kız evinde kadınların toplanarak kına yakmalarına "Kına' denir. Kına esnasında bir yandan eğlence yapılırken, bir yandan da erkek tarafından gönderilen helva konuklara ikram edilir. Helvaya para basilir. Hazırlanan kina maniler eşliğinde gelinin ve arkadaşlarının ellerine sürülür.

DÜĞÜN: Belirlenen düğün tarihine göre, köy ve çevre köylerdeki akraba, tanıdık ve dostlarla gurbette bulunan yakınlar düğüne davet edilir. Bu davetler evde yapılan helva dağıtılarak yapılır. Düğünlerde çalgı olarak kullanılan davul, zurna ve kemane eşliğinde erkek tarafinin ileri gelenleri 'silsana' bırakırlar. Silsana, erkek tarafının aldığı altın, giyecek, çorap, ayakkabi gibi eşyaların kız evine götürülmesidir.

Düğün yerinde hazırlanan oturma yerlerine gelen misafirlere çeşitli ikramlarda bulunulur. Kız tarafinin ileri gelen erkek ve kadınları davul zurna eşliğinde belirli bir yerden alınır. Karşılayıcılar tarafindan getirilen tepsi içerisindeki yiyecekler ile 'sanadak koçu' kız tarafı misafirlerine verilir. Kız tarafı isterse sanadak koçunu kestirerek düğünde yerler veya parasını alarak bu parayı köyün ortak işlerinden birinde kullanırlar.

Düğünlerde kadınlar ve erkekler ayrı ayrı yerlerde bulunur. Genellikle kadınlar eğlenen erkekleri uzaktan seyrederler.

Düğün gününün ilerleyen saatlerinde köy imami tarafından damat ve sagdıça kına yakılır. Tepsi içinde okunmuş helva misafirlere dağıtılır. Bu sırada damat tüm konuklarla el sıkışır. Erkek tarafı gelin alma için yola çıkar. Davul, zurna ve erkek köçek eşliginde, kız evine varılır. Kadınlar geline getirdikleri hediyeleri açarak isim söyleyerek ortaya koyarlar. Buna 'Dürü' denir. Dürü esnasinda damat ve sagdıça bal ve tatlı ikram edilir. Damat, kendilerine ikramda bulunan kişiye bahşiş verir. Düğünden sonra gelin, evdeki yakınları ile helallaşır. Gelinin çehizi taşınmaya başlanırken, çehiz sandığı üzerine yakınlanndan biri oturur. Bu kişiye de bahşiş verilerek sandik alinir. Eğer daha önceden başlık parası konuşulmuş ise o da bu sırada kız babasına verilir. Başlık parası almayan kız babaları olduğu gibi, eskisi kadar dar olmasa bile hala başlık parası alan aileler vardir.

Gelinin evden çıkanlması sırasında davul eşliğinde zurna ile 'Gelin Çıkanna Havası' denilen yanık bir uzun hava çalınır. Kızın babası ve erkek kardeşi gelinin koluna girerek evden çıkarılır. Yakınlan arkasından ağıt yakmaktadır. Gelinin bindirileceği ata erkek kardeşi veya yakini bir erkek çocuk binmiştir. Ona bahşiş verilerek attan indirilir ve yerine gelin bindirilir. Gelinin ağabeyi veya yakını bir kişi gelin atını damat evine kadar çekmek ve gelini yeni evine teslim etmekle mükelleftir. Gelin atinin arkasına 'Hakçı' denilen beyaz, pullu çarşaflar giymiş kadinlann bindiği atlar dizilir. Davul zurna çalarak düğün kafilesi erkek evine gelir. Gelin içeriye alınınca o günkü düğün eğlencesi bitmiştir. Düğüncüler dağılır. Artık gerdek için hazirlik başlar.

Akşam namazından sonra imam çağırılarak dini nikah yaptırılır. Gerdek odasında gelin ve damadın ikişer rekat namaz kılması, damadın gelini konuşturmak ve duvağını açmak için hediyeler vermesi ve önceden hazırlanan yiyeceklerden adettendir.

Ertesi gün gelinle damat yakınlannı ziyaret ederek ellerini öperler. Ayni gün 'Semet' adi verilen eğlenceler düzenlenir. Semet;düğünden bir gün sonra kızın yakınlarının ve arkadaşlarının kızı ziyaret etmeleridir.Erkek tarafından gelen misafirlere çeşitli ikramlarda bulunulur. Ve kendi aralarında eğlenirler.

KÖY DÜĞÜNLERİNDE GELİNLİK: Köy düğünlerinde genellikle gelinlik olarak geleneksel giysilerden oluşmuş bir gelinlik elbisesi kullanılır.Gelinin başına örtülen duvak yeşil yada kırmızı renktedir.

DÜĞÜN SONRASI ZİYARETLER: Düğünden bir gün sonra gelin ve damat birlikte geziye çıkar.Önce damat babasının evine gidilerek el öpülür.Kayın bab tarafından geline hediye verilr daha sonra ise kız ailesinin ziyaretine gidilerek el öpülür ve hayır, dua alınır.Bu arada kız evi tarafından damata yemek çeşitli ikramlarda bulunulur. (Buna halk dilinde damatın yumurta yemesi denir.)

İLÇE MERKEZİNDE VE KÖYLERDE SÜNNETLER

Yöremizde sünnet düğünü yapılmakla beraber, her yıl özellikle yaz mevsiminde gezici ehli sünnetçiler ve sağlık memurları tarafından sünnet çağı gelmiş çocukların sünnetleri yapılmaktadır.Sünnet sırasında ve sonrasında herhangi bir eğlence düzenlenmemektedir.

MERKEZ VE KÖYLERDE DİNİ BAYRAMLAR

Yöremizde dini bayramlar merkez ve köylerde Arefe Gününden itibaren mezarlıkların ziyaret edilmesiyle başlar.Genellikle öğleden sonra tüm halk imam nezaretinde mezarlığa giderler.Burada hoca tarafından tüm ölülere Kur'an okunur.Burada bulunan tüm halkta kendi yakınlarının mezarlarını ziyaret ederler.Mezarlar onarılır,çiçekler konulur,fidanlar dikilir,sulanır ve ölüler için Fatihalar okunur.Geleneksel olarak evlerde yapılan Köy Helvası ve Bazlamaç denilen yağlı ekmek orada bulunanlara dağıtılır.

Ramazan Bayramında, bayramın birinci günü merkez, yakın mahalle ve köylerden gelen tüm erkekler ve çocuklar bayram namazını Şenpazar Camiinde kılarlar.Namazdan sonra canii önünde bayramlaşma başlar.Daha sonra camiiden çıkanlar evlerine dağılırlar.Bayramlaşma aileden başlayarak , yakın akraba ve komşuların ziyareti ile devam eder.Bayramın birinci günü merkez ve merkeze bağlı mahallelerde bayramlaşma olur.Genelde bayram yerleri;Köy odaları ve mescitlerdir.Buralarda dışardan gelen erkek misafirlerle bayramlaşılır.Çay,şeker ikramı yapılır,sohbet edilir,öğle namazı topluca kılınır.Namazdan sonra köy halkının evlerden getirdikleri yemekler topluca yenilir.Bu yemekler genellikle yöresle ve bol çeşitlidir.Yemeklerden sonra yine çay verilir,sohbet edilir ve belli bir süre sonra dağılınır.

Kadınların bayramlaşması ise biraz daha farklıdır.Kadınlar kendi aralarında topluca birbirlerine gidip gelirler.Gittikleri her evde kendilerine sunulan yemkeleri yerler, ikramları kabul ederler, sohbet ederler. Bayramlaşmaları bu şekilde sürüp giderler.

Büyük köylerde genellikle bayramlar bir günde bitmez.Her mahallenin bayramı ayrı günlerde olunur.Bir mahallenin bayramı diğer köylerden, mahallelerden ve merkezden gelen misafirlerle birlikte kutlanır.

Kurban Bayramında, yine Arefe Günü mezarlıklar ziyaret edilir.Bayramın birinci günü merkezde bulunan camide erkekler topluca namaz kılarlarçNamazdan sonra camii önüne bayramlaşma yapılır.Merkezde ve köylerde genellikle kurbanlar ilk gün kesilir.Yine merkezde ve köylerde bayramlaşma aynen Ramazan Bayramında olduğu gibidir.Tek değişiklik gelen misafirlere kurban etinin sunulmasıdır.

İlçe merkezinde ise, Bayram namazından sonra belirlenen yer ve saatte ilçe Kaymakamı ve Belediye Başkanı tüm vatandaşların bayram tebriklerini kabul ederler.Daha sonra topluca Askerlerin bayramlarını kutlarlar.

KETEN EKİMİ – DOKUMA

1900 lü yıllarda başlayan keten ekiminin Şenpazar'ın eski sosyal yaşantısında öenmli bir yeri vardır.Hemen hemen çevre köylerin tamammında keten ekiminden günümüze bir kaç eski düzen (çıkrık) kalabilmiştir.Ketenin ilçe arazi yapısına çok uygun bir bitki oluşu ketenciliği yaygın kılmıştır.Fazla su ve verimli arazi aramayan bir bitki olan keten ekildiği dönemlerde mavi çiçekleri ile yaşil bitki örtüsü içinde uyumlu bir güzellik sunarmış çevre görümüne.

Evlerde kurulan keten dokuma tezgahları halkın geçim kaynağının önemli bir bölümünü oluşturmuş yıllarca.Sadece dokunup satılan ketenler değil, diğer yan ürünlerde geçime yardımcı durumdaymış.Örneğin; ezilen keten tohumundan çıkartılan yağ o dönemler halkın yemeklik yağ ihtiyacını karşılarmış.Yağı alınan keten tohumundan arta kalan "murt" denilen küspe hayvan yemi olarak kullanılırmış.Keten saplarından elde edilen yumaklarla çıkrık denilen tezgahlarda keten bezi üretilir.Bunlar daha sonra giyim eşyası olarak kullanılmaktaymış.

1970 li yıllara kadar uzanan keten ekimi yurt çapında dokuma sanayinin gelişmesi ile birlikte keten ekiminide etkilemiş; bu tarihten sonra yavaş yavaş elim terk edilmiş ve o dönemden anı olarak kalan iki tezgahın dışında hiç bir iz bırakmamıştır.Hala kullanılabilir durumda olan bu tezgahlarda dokunan az miktardaki keten bezi Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünün açmış olduğu kurslarda yetişkin genç kızlar tarafından değerlendirilmektedir.

AVCILIK

Şenpazar'ın ormanlık bir bölgede yer alışı avcılık açısından zenginlik kaynağı oluşturur.Hemen hemen her evde av tüfeği mevcuttur.Avlanan insan sayısı ise oldukça kalabalıktır.İlçe hudutları içinde çeşitli av hayvanları bulunmaktadır.Ormanlarda bol miktarda  yaban domuzu ve köylülerin Elik adını verdikleri Karaca bulunmkatdır.En fazla avlanan hayvanlar bu ikisidir.Bunların yanında az miktarda da olsa tavşan avı yapılmaktadır.Kuş türlerinden nesli iyice azalankeklik ve diğer av kuşlarına raslanmaktadır.

Bunların dışında vahşi hayvanların çok oluşu da ilgi çekicidir.İlçenin yüksek ormanlarında çok miktarda Ayı bulunduğu bilinmektedir.Kurt,Alacanavar denilen Anadolu Kaplanı,Tilki,Sansar,Çakal,Porsuk Şenpazar'a ait ormanlarda karşılaşabilenecek vahşi hayvanlardır.

Ancak gerek bilinçsiz avlanma,gerekse tabii şartlar bu av hayvanlarını hızla tüketmekte bazı hayvan nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır.Örneğin Karaca sayısı oldukça azalmıştır.Bunun nedeni olarak bilinçsiz avlanma ve bu hayvanların kar yağışı olan kış aylarında kurt ve diğer vahşi hayvanlar tarafından yok edilmesi gösterilir.Bundan başka tavşan,keklik gibi av hayvanlarının sayısı da hızla azalmaktadır.

FOLKLOR

İleçnin kendine ait bir oyunu bulunmamaktadır.Yapılan çeşitli düğün ve törenlerde davul,zurna ve kemane eşliğinde bu yöreye özgü kadın giysili erkek Köçek geleneği hala devam etmektedir.Yörede Karadeniz'e ait halk oyunları oynanır.Aynı özelliği taşıyan bir çok oyun türü düğün ve törenlerde görülmektedir.

GİYİM KUŞAM

İlçedeki giyim-kuşam örnekleri köy ile ilçe merkezi arasında farklılaşma gösterir.İlçe merkezinde yaşayanlar geleneksel giysi biçimlerini terk etmiş durumdadır.İlçe merkezide kulanılan giysiler büyük kentlerdeki günlük kıyafetlre benzer.

Köylerde giyim-kuşam hala geleneksel özelliklerini korur.Erkeklerde ceket,pantolon,gömlek ve şapka günlük kıyafet olarak kullanılır.Azda olsa hala fes giyenlere rastlanır.Ayaklara giyilen yün çorap, lastik ayakkabı giyisiyi tamamlar.

Kadınlarda; bütün entari ,basma paçalı şalvar, peştemal denilen önlük, ayakta yün çorap ve lastik ayakkabı günlük kıyafettir.Yaşlı kadınlarda ise bu kıyafeti beldeki alaca kuşak ile baştaki altınların dikili olduğu ve boyun altından geçen boncuklarla başta duran tekke denilen giysi tamamlar.Bunun üzerine yazma yada çember denilen örtü bağlanır.Genç kızlarda yer yer bu kıyafetlerin kullanılmayıp buluz,etek,pijamanın günlük giysi olarak kullanıldığıda görülür.

BİLMECELER

Bilmeceler iletişim araçlarının olmadığı dönemlerde halkımız tarafından toplantılarda ve eğlence zamanlarında kullanılan sözlü bir gelenektir.Aile toplantılarında, komşu ziyaretlerinde hoşca vakit geçirmek için bir araç durumundaki bilmeceler zaman akışı içinde yok lmaya yüz tutmuştur.Aile büyüklerinden çok çocukların eğlence aracı durumuna düşmüş bilmece geleneğinden bir kaç örnek;

Kazık tepesinde kel Ahmet : Salyangoz

Dam üstünde bitli yorgan : Yıldız

Matalcık,matalcık kuyruğu çatalcık: Makas

Yer altında dedem sakalı : Pırasa

Altı mermer,sütü mermer içinde buruşuk Ömer : Kaplumbağa

Dört kardeş bir kuyuya ok atar : İnek memesi

İçi geniş, ağzı dar : Fırın

Dam üstünde kalaylı tas : Ay

Dam altında saç koydum,cümle alemi aç koydum : Ramazan

Altı çakıl üstü hatıl on ayak bir dayak: Harman Döveni

Dışı kazan karası, içi peynir pınası : Kestane

MANİ VE TÜRKÜLER

Türkü ve maniler çeşitli halk etkinliklerine bağlı olarak doğar.Örneğin türkü geleneği eğlenmekten çok çalışırken, iş yaparken söylenmekle gelişir.Sözlü olarak kuşaktan kuşağa aktarılan bu gelenekler, ulaşım ve iletişimin güçlenmesi ile yerel özellikten uzaklaşıp ortak bir özellik gösterir.Yine çalışırken söylenen ve üretken olmaya yönelik türküler ve maniler yerini eğlence anlayışına terk eder.Düğünlerde,kına gecelerinde, hasat zamanlarında geleneğe bağlı olarak toplantı günlerinde söylenen mani ve türküler içinde ancak halk tarafından çok beğenilen bir kısım günümüze kadar gelebilmiştir.Yörede söylenen türkü ve manilere bir kaç örnek;

Çaylara indim susuz Karşıda durma oğlan  İndim dereye durdum

Çadır kurdum kenarsız Kavalı kırma oğlan Yedi güvercin vurdum

Ellerin yari geldi Nasıl olsa benimsin Yedi köyün içinde

Hani benim hayırsız. Merak etme be oğlan Ben bir kıza vuruldum

Çaya İndim ay ile Kara dut karasıynan Ekin ektim sazağa

Beli kınalı tay ile Her işi sırasıylan  Biçtim koydum kızağa

Tabiatın kurusun Sen beni almazsın A benim biricik babam

Barınmam kuma ile. Kaşık parasıynan Verme beni uzağa

Gökten uçar teyyare Derede gürgen dalı Şu giden kimin oğlu

Selam söyle o yare Yüklede gel yukarı Pantolonu çullu mullu

Benden ona fayda yok Seni bana vermezler Dönüp dönüp bakıyor

Bulsun başına çare Gel gidelim yukarı Sanki padişah oğlu

Ekin ektim tarlaya  Keten göynek bezim var Derede koyun ölmüş

Parıl parıl parlaya Eylen sana sözüm var Varın bakın ne olmuş

Nerde güzel varsa Utandım diyemedim Karşı köyün kızları

Gelsin bizaim tarlaya Benim sende gözüm var Vadulsuz gelin olmuş

Sıra sıra kirazlar Karşıda ala yılan  Öküzüm alabacak

Acı deyip yemezler Gözleri civan civan Kemal asker olacak

Kör olası anneler Beni o yardan ayıran Kemal asker olunca

Eylenin demezler Sürsün diva divan Emine kime kalacak

KINA GECESİNDE KINA YAKILIRKEN SÖYLENEN MANİ ÖRNEKLERİ

Kızım kınan al olsun Pazarlarda vardır tarak Büyük evler ıssız kaldı

Vardığın evler şen olsun Kızım her huylarını evde bırak  Büyük bakırlar susuz kaldı

Kaynananın kaynatanın yanında  Kızım baban pazara vardı mı? Garip anan kızsız kaldı

Dilin tatlı olsun Alını,yeşilini aldı mı?

Seni yadlara saldı mı?

TEKERLEMELER

Türküler,maniler,bilmeceler gibi sözlü geleneğin bir parçası olan tekerlemeler, günlük konuşmaların vazgeçilmez bir unsurudur.Söylenen lafı daha etkili kılmak,kıyaslama, yakıştırma yapma yoluyla anlatımı güçlendiren tekerlemelerden yöreye ait bir kaç örnek:

Kırk günde görmemiş deliğe dönmek.

Hocam hocam iş iştengeçti ; Hocanın içtiği batmanı geçti.

Marttır,marttır martıran, kazma kürek yaktıran

Ablam pişirdi,içine fare düşürdü.

Akbaba,leylek hani bana don gömlek.

April apıştı, keçiler yere yapıştı.

Ye turşuyu,iç suyu, şiş dambara gibi.

BEDDUALAR

Beddualar da günlük konuşmalar içerisinde önemli bir yer tutan söz gruplarıdır. Beddua örnekleri;

Adı batasıca Allah güldürmesin. Allahından bulsun

Ateşlere yanasın. Başını yesin. Boyu devrilesice

Cehennmin dibine git.Çenen tutulsun. Dermansız dertlere tutula.

Dili kopasıca. Eli kırılasıca. Gözüne dizine dursun.

Hayrını görme. İki gözün kör olsun. Kör şeytanından bul.

Kökün kurusun. Lanet olası. Muradın kararsın.

Ocağın sönsün. Ödü kopsun. Zehir zıkkım olsun.

Zıkkımın kökünü ye. İnşallah tepesi üstü gidersin. Allah dert versin, dermanı buldurmasın.

ÇEVREDE KULLANILAN HALK DEYİMLERİ VE KELİMELER

Silsana (Seysana) : Gelin görme.

Pözü : Çükündür yaprağı ( Dolma yapmaya yarayan yaprak)

Evirli gimek : Damat ile gelinin kız evini ziyarete gitmesi.

Bezilli – Bezüllü : Hamurun yayvan haline getirilip yağda kızartılmışşekli.

Sandak : Kız tarafının oğlan evi önüne gitmesine verilen isim.

Kevşir- Kevşür : Elma armut gibi meyvelerin sıkılıp suyu alındıktan sonra geriye kalan püre.

Mertek : Tahta

Döşek : Kalın tahtaya verilen isim.

Çeç : Harmandaki taneli ürün

Daraba : Tahta duvar.

Elipsağman : Gökkuşağı

Eğin- Eyin : Üste giyilen giyecek

Bazlama: Yağlanan kalın yufka ekmek

Gömeç : Mısırdan küle gömülerek yapılan ekmek

Hozmur : Patates

Dikenmek : Karşı gelmek

Gıdı: Çam kozalağı

Herkil : İçine tahıl konan iki üç gözlü sandık

Dürü : Düğünlerde geline verilen hediye

Yüz görümlüğü : Gerdek gecesi damadın geline verdiği heiye

Giyle : Karda yürümek için ayağa takılan ayaklık.

Şirret : Yaramaz.

Teleme : İnce,zayıf

İbi : Hindi

Pata: Patates

Zahan : Sahan- Tabak

Ulama : Ekleme

Naştaba: Maşrapa

Sergen : Raf

Hakçı : Gelin almaya gidenler

Kösere : Büyük bileği taşı

Çardak : Tuvalet

Kavut–Gavut : Mısır,meyve,kurumuş kabak çekideği ile yapılan un.

Burma : Keten dövüldükten sonra saklamak amacıyla şekillendirmek.

Çatura : Su saklanan ağzı kapalı, emzikli ağaç kap.

Daban : Tarladaki keseği düzeltmek için kullanılan alet.

Övrendire – Öğrendirme : Hayvanı yönlendirmek için kullanılan alet.

Ilgıdır : 1,5 m ağaç uzunluğu

Bişlaç : Ekmek ve yufka çevirmek için kullanılan ağaçtan alet.

Kirmen – Kırman : Yünü elde ip haline getirmeye yrayan araç

Boyama: Kadınların başına bağladıkları kırmızı renkli başlık.

Uğlük : Kadınların bağladıkları önlük

Delioğlan sarığı : Yufka, ceviz ve şekerle yapılan tatlı.

Avuz-Ağuz : Doğuran ineğin ilk süütnden yapılan tatlı.

Silgüç  : Bulaşık bezi.

Bakacak : Camsız, küçük pencere deliği.

Cice: Abla

Çıkrık : Ketenden iplik yapılan el aleti

Sıkıcı : Meyva Sıkacağı

Dadak : Çocuk maması

Dadul : Kazan,fırın küreği

Ecük : Azıcık

Gavi : Sağlam

Kodak : Eşek yavrusu

Kiren : Kızılcık

Diyren – Dirgen: Saman yığmaya yarayan alet.

Döğen – Düven: Başaşağı taneden ayırmak için kullanılan alet.

Pına: Küçük parça

ATA SÖZLERİ

1.İŞ HAYATU VE ÇALIŞMA ÜERİNE SÖYLENEN ATA SÖZLERİ

Çalışmayan öküze saman yok

Çalışan katır konuksuz kalmaz

Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz

Bağ çapa, tarla saban ister

Her yokuşun bir inişi vardır.

Varsa hünerin, her yerde vardır yerin.

2.BECERİKLİ KİŞİLERE MİSAL OLARAK SÖYLENEN ATA SÖZLERİ

Çamura batan arabayı koca öküz çeker.

Alan satandan umar.

Atla eşek yarışmaz

Ummadığın taş baş yarar

El elden üstündür

Ayağı çarıklı diplomat

3.İBRET VE DERS ÇIKARILMASI AMACIYLA SÖYLENEN ATA SÖZLERİ

Yaz günü abasız, kış günü azıksız yola çıkma

Acı suda sabun köpürmez

Suya düşen yılana sarılır

Ne ekersen onu biçersin

Buğdayın yoksa, buğday dilin de mi yok

Pazar kuruldu, hesap bozuldu

Ev alma komşu al

Hileli Pazar, mideyi bozar

Boş çuval ayakta durmaz

Kurbağsız göl olmaz

Dereyi görmeden, paçayı sıvamak

Bizim toprağımızda çömlek olmaz

Harmana yapan (sıçan) öküzün, kışın yeminde önüne çıkar.

BATIL İNANÇLAR

Şenpazar'da yaşayış, tavır,doğum,çocukların büyümesi,hastalıklar,nazar gibi değişik konuşlarda bir çok batıl inanç vardır.Bu inançlardan bir kaç örnek;

1-Sağ gözün seğirmesi, iyilik,sol gözün seğirmesi o kişiye kötülük geleceğine işarettir.

2-Akşam karanlığında kapı eşiğinde oturulmaz.

3-Alışveriş yapan esnaflar,sabahleyin evlerinden iş yerlerine giderken, önlerinin bir bayan tarafından kesilmesini uğursuz sayar, o günkü ticarettin kesat olacağına inanır.

4-Sağ avuç kaşınırsa bir yerden para geleceğini, sol avuç kaşınırsa o kişiden para çaıkacağına inanılır.

5-Kedinin yalanması eve misafir geleceğine işarettir.

6-Köpeğin sürekli uluması evden ölü çıkacağına işarettir.

7-İncir ağacının dibine işiyen çarpılır.

8-Kulağn çınlaması bir yerde o kişinin anıldığına işarettir.

9-Sabun alıp verirken şahıs sabunu elinin tersine koydurur.Aksi halde sabunu verenle arasında bir tatsızlık çıkacağına inanılır.

SPOR

İlçenmizde spor faliyetleri futbol üzerinde yoğunlaşmaktadır.İlçenin futbol takımı amatör Kümede mücadele etmektedir.Sadece bir antreman sahası oluşu nedeni ile kendi sahasında oynaması gereken maçlarını,nizami sahası olmayışından deplasmanda oynamaktadır.

Futbolun dışında kalan diğer spor faaliyetleri ise amatör nitelik taşımaz.Futbolla beraber Halk Eğitimi Merkezi organizasyonu ile bahar aylarında Masa Tenisi,Voleybol,Basketbol dallarında karşılaşmalar,okulların sahalarından ve malzemelerinden yararlanılarak yapılmaktadır.

Kurumlar arasında Kaymakamlık Kupası düzenlenerek, birinci olan takımlar Kaymakamlıkça ödüllendirilmektedir.